İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu: “Ülkemizin yönetimine oturmuş siyasi zümre, yönetimden gitmemek ve hesap vermemek için her şeyi yapmaktadır”

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, “Cumhur İttifakı iktidarının oy grafiğindeki ok aşağıya doğru indikçe, siyasallaşan yargı sopasını muhalefetin sırtında daha fazla hissediyoruz. Buradan seslenmek istiyorum: Siz, AKP’nin siyasal elitleri; yıllardır ‘askeri vesayet’ diyerek güya şikayet ettiğiniz vesayetçiliğin yerine, bugün yargı vesayetini koymuş durumdasınız. Seçimle geldiğiniz iktidardan, seçim yoluyla gitmemek için yargı vesayetiyle toplumsal muhalefeti bastırma yoluna gidiyorsunuz” dedi.

Karamahmutoğlu, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. “Bugün bizim için ayrı kıymetli bir tarih. Çünkü bugün, Zafer Partisi’nin dördüncü kuruluş yılını tamamlıyoruz. Yani Zafer Partisi artık 4 yaşında. Bundan tam 4 yıl önce, 26 Ağustos 2021 tarihinde kurulan Zafer Partisi, kurucu önderi Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın genel başkanlığında geçen bu 4 yıllık süre içerisinde, Türk siyasal yaşamında kendisine çok önemli ve kıymetli bir yer edindi” diyen Karamahmutoğlu, partisinin yüzde 10’luk oy gücüne ulaştığını söyledi.

Karamahmutoğlu’nun açıklamaları şu şekilde:

Zafer Partisi 4 Yaşında: Siyasi Süreçte Kurumsallaşan Güç

Zafer Partisi, 26 Ağustos 2021 tarihinde kurulmuş ve 4 yıllık kısa sürede önemli bir toplumsal ve siyasal destek elde etmiştir. Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde parti, %10’luk oy potansiyeline ulaşarak, yerleşik bir siyasi yapıya dönüşmüştür. Bu başarı, temsil ettiği siyasal görüşle doğrudan ilişkilidir. Zafer Partisi, erken yapılması beklenen genel seçimlerde bu potansiyeli sandığa yansıtmayı hedeflemektedir.

Eğitimde Zorunlu Bağış ve Öğrenci Beslenme Krizi

2024–2025 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okul kayıt döneminde istenen “zorunlu bağışlar” yine gündeme gelmiştir. Yasal olmamasına rağmen, kayıt paraları çeşitli adlar altında alınmakta ve bazı bölgelerde 10.000 ila 50.000 TL aralığında bağış talepleri yapılmaktadır. Bu uygulama öğretmenleri toplum karşısında zor durumda bırakmakta ve itibarlarını zedelemektedir. Zafer Partisi, tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi gerektiğini her yıl dile getirmekte, ancak bu talep iktidar tarafından karşılıksız bırakılmaktadır.

Tarım Politikalarındaki Çöküş ve Kırsaldan Kentlere Göç

AKP’nin tarım politikaları çiftçiyi üretimden uzaklaştırmıştır. Çiftçilik, artık geçim değil zarar kaynağı hâline gelmiş, açıklanan taban fiyatlar üretim maliyetini dahi karşılamaz olmuştur. Nohut ve fındıkta açıklanan fiyatlar zarar ettirmekte; destek ödemeleri ise yapılmamaktadır. Zafer Partisi, kamu kaynaklarının yandaş şirketlere değil, çiftçiye aktarılması gerektiğini savunmaktadır. Tarımdaki çöküş, nüfusun kentlere göç etmesine yol açmış, bu da işsizlik ve suç oranlarını artırmıştır. Gerçek işsizlik %30’un üzerine çıkmış; 13 milyon kişi işsiz ya da umudunu yitirmiştir.

Siyasallaşan Yargı ve Yükselen Vesayet İddiaları

Yargı, siyasallaşarak iktidarın muhalefeti bastırma aracı hâline gelmiştir. Seçilmiş belediye başkanları, gazeteciler ve sanatçılar uzun süreli tutuklamalarla cezalandırılmaktadır. Devlet Bahçeli’nin “Öcalan Meclis’e gelsin” çıkışı ve ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Millî Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”, PKK ile görüşmelerin yeniden başladığına dair kamuoyunda ciddi şüphelere yol açmıştır. Bu komisyonun asıl görevi, toplumda “toplumsal rıza” oluşturmak olarak tanımlanmıştır.

Zafer Partisi’nden CHP ve İYİ Parti’ye Mesaj

Zafer Partisi, bu süreçte masaya oturmayan İYİ Parti’yi takdir ederken, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu pazarlık masasındaki varlığının, muhalefet iddiasını zedelediğini ifade etmektedir. Partilere çağrıda bulunarak bu masadan kalkmaları talep edilmektedir.

GAP, Sınır Aşan Sular ve Emperyalist Planlar

Dicle ve Fırat nehirleri üzerinden sürdürülen su politikalarının stratejik bir yönü olduğu, GAP bölgesinde yabancı şirketlerin toprak alımlarıyla Türkiye’nin uzun vadeli güvenliğinin tehdit altında olduğu vurgulanmaktadır. Bu planların arkasında, ekonomik ve emperyalist çıkarlar ile “Büyük Siyon Devleti” hayali olduğu iddia edilmektedir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde boşaltılan köylere dışarıdan Türk nüfusun getirilmesi planları, Türk devlet aklı açısından temkinle yaklaşılması gereken bir konudur.

Zafer Partisi, Türk milletinin kendi vatanında yaşamasını, birlik ve ülkü birliği içinde geleceğe yürümesini temel hedef olarak belirlemekte; yalnızca Uygur Türkleri için değil, bütün insanlık için adaletli, bağımsız ve onurlu yaşam koşullarını savunmaktadır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir