İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gencehan Tunay: Aksakallar Girne’de toplandı: ‘Türk devletleri KKTC’nin yanında’ mı?

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gencehan Tunay: “Diplomasi mi, Oyalama mı? Binali Yıldırım’ın KKTC Çıkışının Ardındaki Gerçek”

Artık sembollerin değil, somut eylemlerin zamanı gelmiştir.” diyen Zafer Partisi Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gencehan Tunay, Türk Devletler Teşkilatı Aksakallılar Konseyi’nin Girne’de toplanması üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Tunay’ın açıklaması şu şekilde:

Türk Devletleri Teşkilatı’nın 17’nci zirvesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kentinde düzenlendi. Zirvede, ortak alfabe ve uydu internet altyapısı gibi dikkat çekici kararlar alındı. Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ise zirveye ilişkin yaptığı açıklamada, bu buluşmanın nifak girişimlerine en güzel cevap olduğunu belirtti ve Türk devletlerinin KKTC’nin yanında olduğunu ifade etti.

Ancak kamuoyunda şu temel soru hâlâ yanıt bulamıyor: Türk devletleri gerçekten KKTC’nin yanında mı, yoksa yalnızca diplomatik nezaket çerçevesinde destek mesajları mı veriliyor?

Sayın Binali Yıldırım’ın açıklamaları, birçok çevre tarafından yetersiz ve gerçekçi olmaktan uzak bulunmuştur. Ortak alfabe gibi kültürel projeler elbette önemlidir; ancak bu tür sembolik adımlar, KKTC’nin uluslararası alanda tanınması gibi hayati bir mesele karşısında yeterli değildir. Eğer gerçekten bir “birlik” ve “kardeşlik söz konusuysa, bu sözlerin en anlamlı ve güçlü ifadesi KKTC’nin resmi olarak tanınmasıyla mümkün olacaktır.

Bugüne kadar Türkiye dışında hiçbir Türk devleti KKTC’yi tanımamış, hatta çoğu zaman bu mesele gündeme dahi alınmamıştır. Zirvelerde yapılan soyut destek açıklamaları, kamuoyunun gözünde samimiyetsizliğe neden olmakta, KKTC halkında ise derin bir hayal kırıklığı yaratmaktadır. Eğer Türk Devletleri Teşkilatı olarak KKTC’nin yanında olunduğu iddia ediliyorsa, bu tutumun ilk ve en net göstergesi, bu devletlerin Lefkoşa’da elçilik açmaları ve KKTC’yi devlet olarak tanımalarıdır.

Sayın Binali Yıldırım’ın kamuoyunu yanıltıcı biçimde, sembolik adımları “tarihi gelişme” gibi lanse etmesi, dikkatleri gerçek meseleden saptırmaktadır. Eğer gerçekten hassasiyet gösteriliyorsa, bunun ilk adımı açık ve net olmalıdır: KKTC’yi tanımak ve bu tanımayı hayata geçirecek diplomatik girişimlerde bulunmak.

Zirve sonrasında yapılan açıklamalarda bu tür girişimlere dair herhangi bir bilgi verilmemiştir. Bu da akıllara şu soruyu getirmektedir: Sayın Yıldırım ve ilgili kurumlar, KKTC’yi tanıma konusunda hangi somut adımları atmayı planlamaktadır?

Bu tür toplantıların sadece dostluk mesajlarıyla geçiştirilmesi, mevcut statükoyu korumaktan başka bir sonuç doğurmaz. Artık sembollerin değil, somut eylemlerin zamanı gelmiştir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir